13 Ağustos 2019 Salı

ÇORLU AVUKAT - DAVA HIZMETLERI - çorlu boşanma avukatları, çorlu ağır ceza avukatı, çorlu aile avukatı, Çorlu Avukat, Çorlu Ceza Avukatı, Çorlu Avukat Numaraları

Dava hizmetleri alanlarında sunulan hizmetler özellikle şunlardır;
  • Şirketler hukuku uygulamalarından kaynaklanan uyuşmazlıklar,
  • Ticari sözleşmelerden kaynaklanan ulusal ve uluslar arası uyuşmazlıklar,
  • Gayrimenkul uyuşmazlıkları,
  • Sağlık Hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklar,
  • Aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklar,
  • Kamu ihale mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklar,
  • Fikri ve sınai mülkiyet hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklar,
  • Ceza hukuku alanındaki uyuşmazlıklar,
  • İdare hukukunda iptal ve tam yargı davaları,
  • İş hukukundan (İşçi-İşveren İlişkisi) kaynaklanan uyuşmazlıklar,
  • İcra ve iflas hukuku alanındaki uyuşmazlıklar,
  • Bilişim hukukunda tazminat ve ceza davaları,
  • Miras hukuku alanındaki uyuşmazlıklar,
  • Tüketici hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklar,
  • Tazminat hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklar,
  • Vergi hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklar.
Çorlu Avukat Çorlu Ceza Avukatı Çorlu Avukat Numaraları Çorlu Miras Avukatı Çorlu Avukat

5 Ağustos 2019 Pazartesi

ÇORLU AVUKAT - BOŞANMA DAVALARI - çorlu boşanma avukatları, çorlu ağır ceza avukatı, çorlu aile avukatı, Çorlu Avukat, Çorlu Ceza Avukatı, Çorlu Avukat Numaraları

Boşanma Nedir?
Boşanma, kısaca, evlilik ilişkisinin mahkeme kararı ile sona erdirilmesidir. Boşanma, evliliği sona erdiren ölüm, gaiplik, cinsiyet değişikliği veya hükümsüzlük gibi, evliliği sona erdirmektedir. Boşanma, mahkeme kararı ile hüküm ifade eder. Bu mahkeme kararı, eşlerden birinin ya da her ikisinin birden açacağı boşanma davası ile verilecektir. Türk Medeni Kanunu (TMK), boşanmaya ilişkin olarak ayrı bir bölüm ayırmıştır (m. 161-184).
Boşanma Davası Nasıl Açılır?
Boşanma davası, mahkemeye verilecek bir dilekçe ile açılır. Boşanmak talebiyle dilekçeyi mahkemeye veren taraf, davacı sıfatını kazanır. Boşanma dilekçesinde şu hususlar bulunur:
  • Davacının adı, soyadı, adresi ve vatandaşlık numarası
  • Davalının adı, soyadı ve adres bilgisi
  • Boşanma talebine ilişkin bilgileri içerir açıklama bölümü
  • Dava sonucunda istenilen hukuki yararı anlatan talep bölümü
  • Deliller ve olaylarla ilişkilendirilmesi

1 Haziran 2019 Cumartesi

Ağır Ceza Avukatı Nedir? - çorlu boşanma avukatları, çorlu ağır ceza avukatı, çorlu aile avukatı, Çorlu Avukat, Çorlu Ceza Avukatı, Çorlu Avukat Numaraları

Türkiye’de yasal olarak avukatlık mesleğinde branşlaşma olmadığı gibi ağır ceza avukatı şeklinde bir tanımlama da yoktur. Ancak, halk arasında ceza davalarına giren avukatlara kimi zaman ağır ceza avukatı denildiği görülmektedir. Biz de makalemizde daha anlaşılır olmak için ağır ceza avukatı kavramını kullanacağız.
Çorlu Ceza avukatı, hem kişi özgürlüğü açısından hem mağdur hakları açısından toplumun en hassas sorunlarıyla uğraşır. Esasen her avukatın yaptığı gibi ağır ceza avukatı da savunma işlevini yerine getirmeye çalışır. Fakat, ağır ceza avukatının savunma işlevi diğer avukatlık branşlarının savunma işlevinden biraz farklıdır. Ağır ceza avukatı, doğrudan kişi özgürlüğünü ilgilendiren bir alanda fonksiyon icra eder.
Savunmanın bu özellikli işlevi nedeniyle ceza avukatı, şüpheli veya sanığı savunurken müdafi olarak adlandırılır. Müdafi Arapça bir kelime olup koruyan, savunan, müdafaa eden anlamlarına gelir. Özel olarak ceza yargılamasında şüpheli veya sanığı savunan, haklarını koruyan ve onları yargılama işlemlerinde temsil eden avukatı tanımlamak için kullanılır.
Uygulamada Ağır Ceza Avukatı Adında Ayrı Bir Avukatlık Alanı Var mıdır?
Avukatlık tüm dünyada giderek branşlaşmaktadır. Çoğu ülke, mesleki alandaki uzmanlığın artmasını sağlamak için branşlaşmayı teşvik etmektedir. Ancak, Türkiye’de hem mevzuatta hem de uygulamada bir branş olarak ağır ceza avukatı adında ayrı bir avukatlık branşı mevcut değildir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’na göre avukatlar her türlü davada müvekkillerini serbestçe savunabilir. Bu nedenle branşlaşma Türkiye’de yoktur. Ceza davalarına giren, soruşturmalarda şüphelileri savunan, müşteki veya mağdur vekilliği yapan, kısaca ceza hukukuyla ilgili işlemleri takip edip savunma görevi icra eden ceza avukatları halk dilinde bu şekilde adlandırılmaktadır.
Mevzuatta Ağır Ceza Avukatı Var mı?
Ağır ceza avukatı, belki de halk arasında en çok kullanılan deyimdir. Mevzuatta ceza avukatı tanımlamasına denk düşen bir düzenleme yoktur. Daha önce de açıkladığımız üzere Türkiye’de avukat ,her türlü davaya girme yetkisine sahiptir. Ağır ceza davaları ceza hukukunun en önemli bölümünü teşkil ettiğinden uygulamada bu davalara giren avukatlara ceza avukatı denilmektedir.
Günümüzde her meslek gibi avukatlık mesleği de uzmanlaşmaya doğru giderken mevzuatta halk arasındaki bu adlandırmayı karşılayacak bir düzenleme yapılmamıştır. Bu nedenle, ceza avukatı deyimi adliye pratiği içerisinde doğmuştur. Esasen, ceza avukatı olarak nitelenen avukat, mahkemelerde her türlü ceza davasına da bakmaktadır. Örneğin, asliye ceza mahkemesinde yargılanan bir sanık avukat ararken çoğu zaman “ağır ceza avukatı arıyorum” şeklinde beyanda bulunur. Bu nedenle ceza avukatı kavramının tüm ceza davalarına giren avukatı ifade etmek üzere kullanıldığını görmekteyiz.
Ceza Avukatları Duruşmada Sanık Yerine Beyanda Bulunabilir mi?
Avukat, sanığın yalnızca hukuki temsilcisidir. Savunmanın sadece hukuki boyutuyla ilgili müvekkilini mahkeme nezdinde savunur. Yoksa savunduğu kişinin yerine geçip olayı anlatamaz. Yargılanan şahıs olaya dair bilgi ve görgüsünü kendisi anlatacaktır. Ceza muhakemesi, yaşanmış bir olayın mahkemede deliller vasıtasıyla yeniden canlandırılması faaliyetidir. Doğal olarak yaşanmış bir olayın nasıl gerçekleştiğini ancak o olayın parçası olan şahıslar bilebilir.
Ceza avukatları, sanığı temsilen delil sunabilir, sunulan delilleri değerlendirebilir, gerekli itirazları yapabilir; tanık, müşteki ve yargılama makamı dışında olup yargılamaya katılan diğer kişilere olayı aydınlatmak ve müvekkilini savunmak için sorular sorabilir.
Ağır Ceza Avukatı Aynı Davada En Fazla Kaç Kişiyi Savunabilir?
Ağır Ceza avukatı aynı davada birden fazla kişiyi savunabilir. Savunduğu kişilerin sayısının önemi yoktur. Aynı anda yüzlerce kişiyi de savunabilir. Önemli olan savunduğu kişiler arasında menfaat çelişkisi olmamasıdır. Yani, avukatın bir kişi hakkında yaptığı savunma, savunduğu diğer kişinin savunma haklarına zarar verebilecek veya onu daha iyi savunmasını engelleyebilecekse iki müvekkil arasında menfaat çelişkisi olduğu kabul edilir. Menfaat çelişkisi oluştuğu durumlarda avukat iki müvekkilinden birini savunmayı tercih etmek zorundadır. Aksi takdirde kişilerin savunmaları arasında meydana gelen menfaat çelişkisi nedeniyle savunma hakkı zarar görür.
Bir Davada Ceza Avukatının Görevi Ne Zamana Kadar Sürer?
Ceza avukatının görevi takip ettiği davanın karara çıkıp kararın kesinleşmesiyle son bulur. Karar kesinleşinceye kadar davayı takip etmek zorundadır. Karar yerel mahkemede verildikten sonra Yargıtay aşaması başlayacaktır. Avukat, Yargıtay aşamasını da kural olarak takip etmelidir. Aksine sözleşme yapmak mümkündür.
Soruşturma aşamasında avukatlık görevi sadece belli soruşturma işlemleri için ifa edilmekteyse o işlemin sonuçlanmasıyla da avukatın görevi son bulur.
Ağır Ceza Avukatı ve Suç Kavramı
Suç kavramı doğrudan toplumun kültürel, ekonomik ve siyasal yapısıyla da ilintili olduğundan avukat toplumu çeşitli yönleriyle görebilen bir sosyolog gibidir. Her suç toplumun ne yönde bir sorunla karşı karşıya olduğunun habercisidir. Ekonomik sorunların arttığı dönemlerde hırsızlık, gasp, dolandırıcılık gibi suçların artması bunun en büyük örneğidir.
Toplumda ceza avukatının suçluları savunduğu şeklinde genel bir yanılsama vardır. Halbuki avukat, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun kendisine verdiği yetkiye dayanarak savunmanın sadece hukuki yönüyle ilgilidir. Avukat şüpheli veya sanıkla özdeşleştiği yönünde kanaatlerin oluşmasına neden olacak davranışlardan kaçınmakla yükümlüdür.
Ağır ceza avukatları, hukukunun en çekişmeli en sorunlu alanında mesleki faaliyet icra etmektedir. Özellikle toplum yargılamadaki rolü nedeniyle avukatı taraflarla özdeşleştirdiğinden, ağır ceza avukatı, görevini ifa ederken avukatlık meslek etik kurallarına dikkat etmelidir.

29 Mayıs 2019 Çarşamba

ÇORLU CEZA AVUKATI HIZMETLERIMIZ - çorlu boşanma avukatları, çorlu ağır ceza avukatı, çorlu aile avukatı, Çorlu Avukat, Çorlu Ceza Avukatı, Çorlu Avukat Numaraları

Tekirdağ ilinin Çorlu ilçesinde bulunan Avukat Ekrem Çakmak olarak,Türk Hukuk Sisteminde gerçek ve tüzel kişilere karşı yapılan suç isnadı, şikayet, soruşturma ve kovuşturma vb. diğer ceza dava konularında müvekkillerimize avukatlık hizmetleri sunmakta ve ceza mahkemelerinde kendilerini gerek müşteki ve gerekse şüpheli vekili olarak temsil etmekteyiz. Ceza hukuku konusunda i deneyimimiz ve bilgilerimiz çerçevesinde, müvekkillerimize en etkili sonucu sağlamak için hukuki destek vermekteyiz.

Ceza davalarına ilişkin olarak; Şikayet dilekçesi ve eklerinin hazırlanması, Kollukta(Emniyet, Jandarma) ve Savcılıkta ifade alınması sırasında hazır bulunulması ve sonrasında gerektiği takdirde Sulh Ceza Hakimliği’nde hazır bulunulması, Savcılıklarca verilen takipsizlik kararlarına itiraz edilmesi, Tutuklama kararlarına itiraz edilmesi, Sulh Ceza Mahkemelerinde sanık müdafi ve müşteki vekili olunması, Asliye Ceza Mahkemelerinde sanık müdafi ve müşteki vekili olunması, Ağır Ceza Mahkemelerinde sanık müdafi ve müşteki vekili olunması, Temyiz dilekçesi hazırlanması, Cezaevinde tutuklu ve hükümlü ziyaretleri yapılması, hukuk ve ceza mahkemeleri, kaçakçılık suçu, gümrük kaçakçılığı, herhangi bir suç işlendiği iddiasıyla suç duyuruları ile ilgili gerekli değerlendirmelerin yapılması, savunma hazırlanması, duruşmaya girilmesi konularında müvekkillerimizi temsil etmekteyiz.

Çorlu Ceza Avukatı olarak, Ceza Hukukuna İlişkin Hizmetlerimiz

• Şikayet dilekçesi ve eklerinin hazırlanması
• Kollukta ve Savcılıkta ifade alınması sırasında hazır bulunulması
• Tutuklama kararlarına itiraz edilmesi
• Savcılıklarca verilen takipsizlik kararlarına itiraz edilmesi
• Sulh Ceza Mahkemelerinde sanık müdafi ve müşteki vekili olunması
• Asliye Ceza Mahkemelerinde sanık müdafi ve müşteki vekili olunması
• Ağır Ceza Mahkemelerinde sanık müdafi ve müşteki vekili olunması
• Temyiz dilekçesi hazırlanması
• Cezaevinde tutuklu ve hükümlü ziyaretleri yapılması


çorlu ceza avukatı, çorlu boşanma avukatı, çorlu avukat

28 Mayıs 2019 Salı

Anlaşmalı Boşanma Davası Nedir? - Çorlu Avukat, Çorlu boşanma Avukatı, Çorlu Aile Avukatı

Anlaşmalı boşanma davası boşanmak isteyen tarafların kendi aralarında nafaka mal paylaşımı çocuğun velayeti gibi önemli hususlarda anlaşarak bunu bir protokol çerçevesinde düzenledikleri ve mahkemeye başvurdukları bir dava türüdür.
Anlaşmalı boşanma medeni kanun madde 166 f.3 de hüküm altına alınmıştır. Buna göre:
‘’Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu halde boşanma kararı verilebilmesi için, hakimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hakim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü halinde boşanmaya hükmolunur. Bu halde tarafların ikrarlarının hakimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz.’’

Anlaşmalı Boşanma Davasının Şartları Nelerdir

Anlaşmalı boşanma davasının temel bazı şartları bulunmakta bu şartların tamamının gerçekleşmesi halinde anlaşmalı boşanma işlemi gerçekleşebilmektedir. Bu şartlar:
  1. Evliliğin En Az Bir Yıldır Sürmüş Olması
  2. Tarafların Mahkemeye Anlaşmalı Boşanma İçin Başvurmuş Olması
  3. Tarafların Mahkeme Huzurunda Boşanma İradesini Açıklamış Olmasıdır.

çorlu boşanma avukatı, çorlu aile avukatı, çorlu boşanma avukat, çorlu avukat

Boşanma Davası Nasıl Açılır? - Çorlu Avukat, Çorlu Boşanma Avukatı, Çorlu Aile Avukatı

Boşanma Medeni Kanun’da öngörülmüş olup bir boşanmanın gerçekleşebilmesi için öncelikle birtakım genel şartların bulunması gerekmektedir. Bunlar taraflar arasında geçerli bir evliliğin bulunması, kanunda sayılan boşanma nedenlerinden birinin gerçekleşmiş olması ve boşanmaya yönelik hakimin yani mahkemenin vermiş olduğu kararın olması şeklinde sıralayabiliriz. Boşanma nedenleri de etkileri ve konuları bakımından çeşitli şekilde kategorize edilmiş olup genel-özel boşanma sebepleri nisbi-mutlak boşanma sebepleri gibi çeşitli ayrımları mevcuttur.
Boşanma süreci , anlaşmalı boşanma davası yoluyla veya çekişmeli boşanma davası yoluyla gerçekleşebilmektedir.

Anlaşmalı Boşanma Davası Nedir?

Anlaşmalı boşanma davası, tarafların evlilik birliğinin aralarında çekilmez hale geldiği konusunda mutabık olmaları ve boşanma konusunda velayet, mal paylaşımı, nafaka vb. hususlarda karara vararak bu hususları aralarında düzenlendikleri bir anlaşmalı boşanma protokolüyle yazıya döktükleri ve daha sonra imzaladıkları bu protokol ile birlikte boşanma davası açtıkları türdeki davalara verilen addır. Yine anlaşmalı boşanmanın gerçekleşebilmesi için tarafların en az bir yıl süreyle evli olması gerekmektedir. Bu süreçte hazırlanan protokolün içeriği önemli olup bir eksiklik olması halinde hakimin müdahalesi de mümkün olabilecektir. Protokoldeki bir eksiklik, muğlaklık veya hatanın taraflar açısından ileride yaratabileceği problemden ötürü bu konuda uzman bir boşanma avukatından yardım almalarında fayda vardır.

Çekişmeli Boşanma Davası Nedir?

Bu dava türünde ise taraflardan birinin boşanmak istemesine karşın diğer tarafın buna yanaşmaması veya yanaşmakla birlikte sonuçlarını kabul etmemesi veya boşanmadaki kusurun kendisinden kaynaklanmadığından bahisle karşı boşanma davası açarak sürece devam ettiği bir boşanma davası türüdür. Çekişmeli boşanma davası anlaşmalı boşanma davasına göre daha uzun süren ve daha meşakkatli bir süreçtir.

Hangi Nedenlerle Boşanma Davası Açılabilir?

Yukarıda da bahsettiğimiz üzere birçok nedenle boşanma davası açılabilecek olup kısaca başlıklar halinde bahsetmek gerekirse; evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeniyle boşanma davası, terk nedeniyle boşanma davası, hayata kast nedeniyle boşanma davası, akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası, haysiyetsiz yaşam sürme nedeniyle boşanma davası, onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davası açılabilmektedir. Bu sayılan sebeplerin içeriği geniş olup akla gelebilecek birçok boşanma sebebi olan davranış, bu başlıklardan birinin kapsamına girebilmektedir. Örneğin evlilik birliğinin temelden sarsılması olan genel boşanma sebebi cinsel şiddet, fiziksel şiddet ekonomik şiddet, sosyal şiddet gibi birçok sebepten kaynaklanabilmektedir.

Boşanma Davasında Kusur Ve İspat Önemli Midir?

Boşanma davasındaki en önemli husus boşanma nedenine sebep olan olaylar veya olgulara yönelik iddia edenin, karşı tarafın kusurlu olduğunu veya en az kendisinden daha kusurlu olduğunu ispat etmesidir. Karşı tarafın kusurlu olduğunu veya davayı açanın, karşı taraftan daha az kusurlu olduğunu ispatlaması tazminat, nafaka, hatta mal paylaşımı gibi boşanmanın sonuçlarını etkilediğinden çok önemlidir. İspata yönelik çoğu zaman aile bireyleri veya yakın arkadaş çevresi hatta komşular tanık olarak dinletilebileceği gibi taraflar arasındaki yazışmalar, darp raporu gibi belgeler de kullanılabilmektedir.

Boşanma Davası Hangi Mahkemelerde Açılır?

Boşanma davasında görevli mahkemeler aile mahkemesi olup aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise asliye hukuk mahkemeleri görevlidir. Yetkiye ilişkin ise, eşlerin son defa altı aydır birlikte oturdukları evin bulunduğu yerde dava açılabileceği gibi eşlerden birinin son ikamet ettiği yerde de dava açılabilmektedir. Örneğin eşlerin birlikte yaşadıkları ev Ankara’da olmasına karşın eşlerden biri evi terk ederek İstanbul’da ailesinin yanına yerleştiyse, Ankara Aile Mahkemelerinde boşanma davası açılabileceği gibi İstanbul Aile Mahkemelerinde de boşanma davası açılabilecektir.

Boşanma Davası Açılırken Uzaklaştırma Talep Edilebilir mi?

Eşlerden birinin saldırısı, hakareti, sözlü veya yazılı tacizi gibi durumlara maruz kalarak boşanma davası açan özellikle kadınlar 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Kanunu uyarınca diğer eşin kendine belirli bir mesafeden fazla yaklaşmamasına yönelik mahkemeden geçici hukuki koruma talep edilebileceği gibi kendisini iletişim cihazlarıyla dahi rahatsız etmemesi yönünde kanunda öngörülen çeşitli geçici hukuki koruma taleplerinde bulunabilirler. Bu husus ekseri çoğunlukla kadınların başına gelmesine karşın münferit de olsa bu tarz saldırı, tehdit, taciz gibi durumlarla karşılaşan boşanma sürecindeki erkekler de uzaklaştırma talebinde bulunabilirler.

Boşanma Davasıyla Birlikte Nafaka İstenebilir Mi?

Boşanma davasıyla birlikte aynı dava dilekçesinde nafaka isteminde de bulunulabilir. Yine şartları mevcutsa davanın sonuçlanması beklenmeksizin mahkeme tarafından eşlerden biri lehine tedbir nafakası ödenmesine hükmedilebilir.

Boşanma Davasıyla Birlikte Çocuğun Velayeti İstenebilir Mi?

Çocuğun velayeti de aynı dava dilekçesinde boşanma davasıyla birlikte istenebilecek bir husus olup çocuğun velayetinin taraflardan birine bırakılması halinde de diğer tarafa çocukla kişisel ilişki kurma hakkı tanınabilmektedir. Yine velayete ilişkin şartlarda bir değişiklik olduğu durumda da ebeveynlerin, velayetin değiştirilmesi yönünde bir dava açması da mümkündür.


çorlu boşanma avukatı, çorlu aile avukatı, çorlu boşanma avukat, çorlu avukat

Hakaret Davası Nasıl Açılır? - Çorlu Ceza Avukatı, Çorlu Suç Avukatı, Çorlu Avukat

Uygulamada sıklıkla karşılaşılan bir suç tipi olan hakaret suçu Türk Ceza Kanunu’nun 125. Madde ve devamında Şerefe Karşı Suçlar başlığı altında düzenlenerek hüküm altına alınmıştır. Yine genel anlamda hakaret suçu haricinde kanun kapsamında Cumhurbaşkanı’na hakaret, kişinin hatırasına hakaret gibi özel olarak düzenlenmiş hakaret suçları da bulunmaktadır. Hakaret fiiline ilişkin aynı zamanda şartları oluştuğu takdirde özel hukuk anlamında manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanmakla birlikte bu yazımızda sadece hakaret suçu ve  ceza  hukuku boyutu üzerinde duracağız

Hakaret Suçu Nedir?

Hakaret suçu bir kimseye onur şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmek veya sövmek suretiyle gerçekleşen bir suçtur. Hakaret suçunun hüküm altına alınmasıyla korunmak istenen amaç kişin onuru, şeref ve saygınlığıdır Bu suç tipi iki farklı şekilde karşımıza çıkabilmektedir. Bunlardan biri sövme yoluyla işlenebilen hakaret suçu diğer ise somut olgu isnadı yoluyla hakaret suçudur.

-Salt Sövme Sebebiyle Hakaret Suçu:

Bu suç tipi, klasik olarak bir kişiye küfretmek suretiyle gerçekleşen eylemlerdir. Bu eylemin oluşması için sözle söylenmesi gerekli olmayıp, resim, yazı, el hareketi tarzı birçok farklı şekilde gerçekleşmesi mümkündür.

-Somut bir fiil veya  Olgu İsnadı Yoluyla Hakaret Suçu:

Bu tip hakaret eylemlerinde ise yer-zaman-mekan gibi ayrıntılar belirtilerek kişiye somut bir fiil veya  olgu isnad edilmesi sonucu bu olgunun/fiilin kişinin onur şeref ve saygınlığını zedeleyici niteliği mevcut olduğu takdirde hakaret suçu oluşacaktır. Yine suçun oluşması için olayın gerçek olup olmamasının bir etkisi bulunmamakla birlikte,  basının haber yapma hakkı, eleştiri hakkı gibi hususlar çerçevesinde bazı durumlarda hukuka uygunluk sebeplerinden dolayı eylemi gerçekleştiren cezalandırılmayacağı gibi TCK 127’de de izah edildiği üzere somut olgu isnadının bir suç teşkil etmesi durumunda bu suç ispatlandığı ve isnad edilen hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı verildiği takdirde suçun maddi unsuru oluşmayacaktır.

Hakaret Suçu Nasıl İspat Edilir?

Hakaret suçunun ispatı çeşitli yollarla mümkün olmakla birlikte örneğin mektup,sms, whatsapp,e-posta gibi çeşitli yazışma yöntemleriyle veya güvenlik kamerası kayıtlarıyla   ispat anlamında geçerli olabildiği gibi, tanıklar huzurunda gerçekleşmesi durumunda tanıkla ispatı da mümkündür.  Kişinin rızası olmadan alınan ses kayıtları ise hukuka aykırı delil olarak nitelendirilebileceğinden, bu delillerin kullanılabilmesi mağdurun suça ilişkin başka bir delil elde etme  imkanının  bulunup bulunmamasına göre değerlendirme yapılmasını gerektirmektedir. Hakaret suçunda bu tip delillerin kullanılıp kullanılamayacağı  öğretide ve yüksek mahkeme kararlarında tartışmalıdır.

Hakaret Suçunun Cezası Nedir?

Bu suçu işleyen kişilere karşı 3 aydan 2 yıla  kadar hapis cezası verileceği kanun kapsamında hüküm altına alınmıştır. Ancak suçu ağırlaştıran bir durumun mevcudiyeti durumunda nitelikli halden kaynaklı verilecek cezalar ağırlaştırılabileceği gibi hafifletici sebeplerin varlığı durumunda verilecek ceza azaltılabilir hatta  cezaya hükmolunmayadabilir.