10 Mart 2026 Salı

Yakalama, yakalanan kişiye yapılacaklar - ''ekrem çakmak'' ''çorlu boşanma "avukatları," çorlu ağır ceza "avukatı," çorlu aile "avukatı," Çorlu "Avukat," Çorlu Ceza "avukatı Çorlu" https://ekremcakmak.com.tr/

 

Yakalama, yakalanan kişiye yapılacaklar

Yakalama, suç şüphesi altındaki kişilerin, CMK kapsamında kolluk kuvvetleri veya savcılık kararıyla geçici olarak özgürlüklerinin kısıtlanması, denetim altına alınması ve adli mercilere getirilmesi için uygulanan bir koruma tedbiridir.



Yakalama tedbirinin tanımında; Yakalama, İfade Alma ve Gözaltına Alma Yönetmeliği  4. maddede düzenlenmiştir. İlgili maddede yakalama işlemi; “kamu güvenliğine, kamu düzenine veya kişinin vücut veya hayatına yönelik var olan bir tehlikenin giderilmesi için denetim altına alınması gereken veya suç işlediği yönünde hakkında kuvvetli iz, eser, emare ve delil bulunan kişinin gözaltına veya muhafaza altına alma işlemlerinden önce özgürlüğünün geçici olarak ve fiilen kısıtlanarak denetim altına alınmasını” ifade etmektedir.


 Ceza Muhakemesi Kanunu (“CMK”) 90. maddesi yakalama tedbirini, herkes tarafından yapılan yakalama ve kolluk tarafından yapılan yakalama olmak kaydıyla iki farklı şekilde düzenlenmiştir.


Herkes tarafından yapılabilecek yakalama CMK 90/1. fıkrasında ele alınmıştır. Söz konusu fıkraya göre “Herkes tarafından yakalama yetkisi; Kişiye suçu işlerken rastlanılması ya da suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçması olasılığının bulunması veya hemen kimliğini belirleme olanağının bulunmaması hallerinde” verilmiştir. CMK 90/1. fıkrasında düzenlenen bu iki halde herkes tarafından yakalama yapılabilmektedir. 



Kollukça yapılacak yakalamaysa CMK 90/2. fıkrasında düzenlenmiştir. Söz konusu madde uyarınca; “Kolluk görevlileri, tutuklama kararı veya yakalama emri düzenlenmesini gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde; Cumhuriyet savcısına veya âmirlerine derhâl başvurma olanağı bulunmadığı takdirde, yakalama yetkisine sahiptirler.” 


Kolluğun, herkesçe yapılabilecek yakalama şartlarında da yakalama yetkisinin olduğu kabul edilmelidir zira CMK 90/1. fıkrada düzenlenen “herkes tarafından yapılan yakalama” adı altındaki  “herkes” kapsamına kolluk görevlisi de girer. Yani kolluk hem CMK 90/1. fıkrasındaki hallerde hem de 90/2. fıkrasında düzenlenen hallerde yakalama işlemi yapabilmektedir.


CMK 90/4. fıkrası uyarınca “Kolluk, yakalandığı sırada kaçmasını, kendisine veya başkalarına zarar vermesini önleyecek tedbirleri aldıktan sonra, yakalanan kişiye kanunî haklarını derhal bildirir’’ şeklindeki düzenlemeyle kolluğa, yakalanan kişiye kanuni haklarını bildirme ödevi yüklemiştir. Kolluk, kanuni haklarını yakalanana bildirildikten sonra Yakalama, İfade Alma ve Gözaltına Alma Yönetmelik’in 6. maddesi uyarınca yakalama işlemini tutanağa bağlar.


CMK 90/1. fıkrası hükmüne göre yakalanıp kolluğa teslim edilen veya CMK 90/2 fıkrasına göre kolluk görevlileri tarafından yakalanan kişi ve olay hakkında Cumhuriyet Savcısına bilgi verilir ve hemen akabinde Savcının emri doğrultusunda hareket edilir. Savcı yakalanan kişi hakkında gözaltı kararı verebileceği gibi, ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılmasına da karar verebilir.


5 Ocak 2026 Pazartesi

Boşanma davasında aldatma delilleri - ''ekrem çakmak'' ''çorlu boşanma "avukatları," çorlu ağır ceza "avukatı," çorlu aile "avukatı," Çorlu "Avukat," Çorlu Ceza "avukatı Çorlu" https://ekremcakmak.com.tr/

 

Boşanma davasında aldatma delilleri

Boşanma davasında aldatmaya ilişkin delillerin hukuka uygun şekilde elde edilmiş olması gerekmektedir. Yalnızca hukuka uygun delillerle ispatlanmış durumlar mahkeme kararına dayanak oluşturabilir.

 

Fotoğraf

Halka açık bir mekanda çekilmiş olması ya da başkalarının görebileceği şekilde yayınlanmış olmalıdır. Ortak konutta fotoğrafın bulunmuş olması da delil sayılmasına sebeptir.

 

Otel kayıtları, Uçak biletleri, Seyahat detayları

Otel odasında biriyle kalmış olmak, boşanma davasında aldatmanın delillerindendir.

 

Aldatmayı ispatlayan ses kaydı, Video kaydı

Aldatma anlamına gelecek diyalogların üçüncü kişilerin izlemesi veya dinlemesiyle, bu kişilerin söz konusu konuşmaya olan tanıklıkları da hukukidir.

 

Tanık beyanları 

Tanıkların bizzat kendi gözleriyle gördüğü aldatmalar delil olur.  Aldattığını itiraf eden birini duymuş olmakta tanık beyanıyla ispat yöntemidir. 

 

Mesaj kayıtları, Whatsapp mesajları

Telefon mesajlarının hukuka uygun şekilde ele geçirilmesi delil sayılmasının önemli bir unsurudur.  Bahse konu mesajlaşmalar mahkemeye delil olarak sunulabilir. 

 

Telefon kayıtları, Sosyal medya içerikleri, Banka hesap kayıtları, Kredi kartı ekstreleri, Ceza davası dosyası, Başkasından çocuk sahibi olmak, Savcılık soruşturma dosyası, Eve başkasını almak ve geceyi birlikte geçirmek gibi başkaca ispat vasıtaları mümkündür.

 

 

 

 

Çorlu'da faaliyet gösteren Çakmak Hukuk bürosu olarak boşanma, anlaşmalı boşanma, çekişmeli boşanma, şikayet, soruşturma, kovuşturma ve diğer ceza davası konularında müvekkillerimize avukatlık ve danışmanlık hizmeti sunmakta ve Aile mahkemelerinde, Ceza mahkemelerinde kendilerini temsil etmekteyiz. 25 yılı geçen meslek tecrübesiyle çalışmalarına devam eden ofisimize iletişim bölümünden ulaşabilirsiniz.

21 Aralık 2025 Pazar

Kenevir ekme suçu - 2313 sayılı kanun - ''ekrem çakmak'' "Çorlu Avukat" "Çorlu boşanma Avukatı" "çorlu hukuk bürosu" "Çorlu Ceza avukatı" ''çorlu en iyi boşanma avukatı" "Çorlu boşanma avukatları" "Çorlu avukatları" "çorlu ağır ceza avukatı" "Çorlu en iyi avukat" "çorlu ağır ceza avukatl https://ekremcakmak.com.tr/

 Kenevir ekme suçu - 2313 sayılı kanun

Kenevir ekimi yapma suçu, ilgili kanun’un 23/5. maddesinde iki farklı şekilde düzenlenmiştir:


(2313 sayılı Kanun m.23/5-birinci cümle)

1. Esrar elde etmek için kenevir ekme suçu: Esrar elde etmek amacıyla kenevir ekimi yapan kişi dört yıldan on iki yıla kadar hapis ve beşyüz günden onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır 

Bu fıkrada tanımlanan suçta, kenevir ekiminin başkasına vermek, satmak, tedarik etme ve benzeri amaçlarla yapılmasıyla vücut bulur.


 (2313 sayılı Kanun m.23/5-ikinci cümle).

2. Kişisel ihtiyacı için kenevir ekme: Kişinin kendi kullanımı için ihtiyaç duyduğu esrarı elde etmek amacıyla kenevir ekimi yapan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 

Bu maddedeki ekim yapma ibaresinden, tohumun toprağa ekilmesinden ürünün hasadına kadarki süreç anlaşılır.


Kenevir bitkisinin hasat edildikten sonra bulundurulması; olayın özelliklerine göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma ya da uyuşturucu madde ticareti suçları meydana gelebilir. Bu durumda hem uyuşturucu madde bulundurma hem de kenevir ekme suçu veya ticareti suçuyla cezalandırılacaktır.



Kenevir bitkisi, esrar elde etmek amacıyla tamamıyla ya da kısmen sökülmesi ya da  koparılması anından başlamak üzere, 2313 sayılı kanun’un 23/5. Maddesinde tanımı yapılan suç meydana gelir. Kenevir bitkisinin sökülmesi ya da koparılması ile bu suçun yanında ayrıca esrarın elde edilme amacının belirlenmesine göre 5237 sayılı TCK'nın 188. maddesindeki “uyuşturucu madde imal ve ticareti suçu ” ya da TCK'nın 191/1. maddesinde düzenlenen “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu” da oluşabilir.


7 Eylül 2025 Pazar

Hayasızca hareketler suçu - TCK 225 - ''ekrem çakmak'' "Çorlu Avukat" "Çorlu boşanma Avukatı" "çorlu hukuk bürosu" "Çorlu Ceza avukatı" ''çorlu en iyi boşanma avukatı" "Çorlu boşanma avukatları" "Çorlu avukatları" "çorlu ağır ceza avukatı" "Çorlu en iyi avukat" "çorlu ağır ceza avukatl https://ekremcakmak.com.tr/

 Hayasızca hareketler suçu  iki  şekilde olur.

1- Alenen cinsel ilişkide bulunma

Kişilerin karşılıklı rıza ile “alenen” cinsel ilişkide bulunması hayasızca hareketler suçu sayılmaktadır.


Kendilerine ait mekanda işlenen fiil, tedbirsizlik nedeniyle diğer kişiler tarafından görüldüğünde alenen cinsel ilişkide bulunma suçu oluşur.


Kamuya açık bir alanda  ya da arabada cinsel ilişkiye girmek.Yapılan hareketler kimse tarafından görülmese dahi görülme ihtimali  suçu oluşturur. 




2- Teşhircilik yapma.


Teşhircilik suçu, bir kişinin cinsel organı ya da vücudun diğer cinsel bölgelerini belirli bir kişiye yönelik olmaksızın dahi teşhir etmesi  ile oluşur.İlgili, kanunun gerekçesine göre ahlak temizliğine aykırı hareket olduğu için cezalandırılmaktadır.



Türk ceza kanunu madde 225 gereğince her iki suçun cezası 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezasıdır.


16 Ağustos 2025 Cumartesi

Silahla tehdit suçu- ''ekrem çakmak'' ''çorlu boşanma "avukatları," çorlu ağır ceza "avukatı," çorlu aile "avukatı," Çorlu "Avukat," Çorlu Ceza "avukatı Çorlu" https://ekremcakmak.com.tr/

 


    Bir kimseyi silahla tehdit eden kişi 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır.


Silahla tehdit suçunda, Yargıtay ceza daireleri  “SİLAH” kavramını TCK m. 6/1-f’nin  ruhuna ve lafzına uygun şekilde geniş yorumlamıştır. Silah olarak nitelendirilenin türünden ziyade suça konu olayda nasıl kullanıldığı, saldırı/yaralama potansiyeli ve mağdurun iradesinde yarattığı korku düzeyi belirleyici kabul edilmiştir. Bundan dolayı klasik silahların yanı sıra; sopa, taş, demir çubuk, çekiç, kırık cam parçaları, sandalye ve kompresör hava tabancası gibi gündelik eşyalar da kimi durumlarda silah sayılabilmektedir. Yine görünümü itibariyle gerçek silah hissi uyandıran kurusıkı ve oyuncak tabancalar da yaratabileceği korku nedeniyle bu kapsamdadır. 


Yargıtay’ın yorumunda ana kriter, failin elindeki aletin mağdurun direncini kırmaya, suçun işlenmesini kolaylaştırmaya elverişli bir rolü olmasıdır. Mağdur üzerindeki objektif etki her somut durumda ayrı değerlendirilmektedir.


''ekrem çakmak'' ''çorlu boşanma "avukatları," çorlu ağır ceza "avukatı," çorlu aile "avukatı," Çorlu "Avukat," Çorlu Ceza "avukatı Çorlu"

2 Ağustos 2025 Cumartesi

Nitelikli dolandırıcılık TCK 158/1-f - ''ekrem çakmak'' "Çorlu Avukat" "Çorlu boşanma Avukatı" "çorlu hukuk bürosu" "Çorlu Ceza avukatı" ''çorlu en iyi boşanma avukatı" "Çorlu boşanma avukatları" "Çorlu avukatları" "çorlu ağır ceza avukatı" "Çorlu en iyi avukat" "çorlu ağır ceza avukatl https://ekremcakmak.com.tr/


        Bilişim sistemlerinin ya da Banka ve kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık TCK 158/1-f


Dolandırıcılık suçunda, bilişim sistemlerinin, banka ya da  kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi, nitelikli unsur olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin veya birer güven kurumu olan banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanılması,  dolandırıcılık suçunun işlenmesi açısından dolandırılanın inandırılmasında önemli bir kolaylık sağlamaktadır.

Banka hesabını (IBAN) kiraya vermek, legal kripto para hesabı açtırılıp bu hesaptan illegal hesaplara transferlerle dolandırılan paranın aktarılması bu maddeden yargılanmaya sebeptir. Bu suçlarda, suçtan zarar görenin mağduriyetinin yanı sıra suça direkt dahil olmayıp hesabını kiraya verenler de hem mağdur hem de sanık olmaktadır. Bu maddenin (TCK 158/1-f) kanundaki karşılığı 3 ile 10 yıl arası hapis cezasıdır.


TCK m.158/1-f, dolandırıcılık suçunun; bilişim sistemlerinin veya banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesini nitelikli hâl olarak düzenler. Bu bent, suça özgü bir ağırlaştırıcı unsur getirir ve cezanın artırılmasına temel oluşturur.

Dolandırıcılık; hileli davranışlarla bir kimseyi yanıltıp, onun veya başkasının yararına haksız menfaat sağlamak ve mağdurun zararına sebep olmaktır. Unsurları; hile, yanıltma, irade yönünden etkilenme ve haksız menfaat sağlamadır. 
Bu bende göre suçun nitelikli hâl alabilmesi için; suça konu eylemin işlenmesinde **bilişim sistemleri** (internet, bilgisayarlar, yazılımlar, hesaplar vb.) veya **banka veya kredi kurumları** (bankacılık sistemleri, hesaplar, kredi kartları, ödeme kanalları vb.) araç olarak kullanılmış olması gerekir. Yani bu araçların kullanımı suçun gerçekleştirilmesini kolaylaştırmalı veya suç bu araçlar sayesinde işlenmiş olmalıdır.


Örnek olarak 
- Phishing (sahte web sitesi veya e-posta) ile banka hesap bilgileri ele geçirilerek para aktarılması.
- Hileli yazılımlar veya zararlı yazılımlar aracılığıyla banka veya ödeme sistemlerinin suiistimal edilmesi.
- Kredi kurumları üzerinden sahte başvurularla kredi alınması veya haksız şekilde para transferi yapılması. 


TCK 158'in nitelikli hâlleri genel olarak daha ağır ceza aralıklarına tabidir. 1-f bendi kapsamında uygulamada **3 yıldan 10 yıla kadar hapis** ve ayrıca adlî para cezası gibi yaptırımlar söz konusu olabilmektedir. (Uygulama ve içtihatlara göre farklılık gösterebilir.)


Nitelikli dolandırıcılık olguları genellikle resen soruşturulur; soruşturma Cumhuriyet savcılığı tarafından başlatılır. Delil toplama sürecinde banka kayıtları, işlem dekontları, IP kayıtları, bilişim bilirkişi raporları ve iletişim kayıtları önemlidir. 


- Failin kastının varlığı, hile unsurunun ispatı ve suça konu menfaatin tespiti savunma açısından önemlidir.
- Bilişim aracılığıyla gerçekleştirilen olaylarda bilirkişi raporları ve teknik deliller belirleyici olur. 
- Bazı hallerde failin kimliğinin çalınması veya yetkisiz erişim gibi durumlar sorumluluğu etkileyebilir; örn. kimlik hırsızlığı halinde gerçek failin belirlenmesi gerekir.


TCK m.158/1-f, bilişim sistemleri ve banka/kredi kurumu araçlı dolandırıcılıkları ağırlaştırılmış şekilde cezalandırır. Somut olayda uygulanıp uygulanmayacağı delillere, eylem biçimine ve failin kastına göre değerlendirilir.

 



Çorlu'da faaliyet gösteren Çakmak Hukuk bürosu olarak şikayet, soruşturma, kovuşturma ve diğer ceza davası konularında müvekkillerimize avukatlık ve danışmanlık hizmeti sunmakta ve ceza mahkemelerinde kendilerini temsil etmekteyiz. 25 yılı geçen meslek tecrübesiyle çalışmalarına devam eden ofisimize iletişim bölümünden ulaşabilirsiniz. Bu Makale Çorlu Ceza Davaları Avukatı Ekrem ÇAKMAK tarafından onaylandı!


25 Nisan 2025 Cuma

Ceza hukukunda gözaltı - çorlu boşanma avukatları, çorlu ağır ceza avukatı, çorlu aile avukatı, Çorlu Avukat, Çorlu Ceza Avukatı,

 Gözaltı tedbiri; Yakalama, İfade Alma ve Gözaltına Alma Yönetmeliği 4. maddesine göre: “Kanunun verdiği yetkiye göre, yakalanan kişinin hakkındaki işlemlerin tamamlanması amacıyla, yetkili hâkim önüne çıkarılmasına veya serbest bırakılmasına kadar kanunî süre içinde sağlığına zarar vermeyecek şekilde özgürlüğünün geçici olarak kısıtlanıp alıkonulmasını ifade eder”.


Gözaltına ilişkin düzenleme; Ceza Muhakemesi Kanunu (“CMK”) 91. maddesi kapsamındadır. CMK 91/1. fıkrasında gözaltı tedbirini; “91. maddeye göre yakalanan kişi, Cumhuriyet Savcılığınca bırakılmazsa, soruşturmanın tamamlanması için gözaltına alınmasına karar verilebilir.” şeklindedir. CMK 91/1. fıkrasında geçen  “yukarıdaki maddeye göre yakalanan kişi” ibaresinden anlaşılması gereken, CMK 90. maddesine göre yakalanan kişidir. Cumhuriyet Savcısı, CMK’nın 90. maddesine göre yakalanan kişi hakkında soruşturmanın tamamlanması için gözaltı kararı verebilir.


CMK 91/2. fıkrasındaysa, gözaltı kararının verilebilmesi için bulunması gereken şartları düzenlemiştir. Bu düzenlemede; “Gözaltına alma, bu tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olmasına ve kişinin bir suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin varlığına bağlıdır” şeklindedir. CMK 91/2. fıkrasından çıkartılacak sonuç; gözaltına alma işleminin yapılabilmesi için iki şartın varlığının gerektiğidir. Bunlar; gözaltının, soruşturma yönünden zorunlu olması ve kişinin bir suçu işlediğini gösterir somut delillerin var olmasıdır. Bu şartların ikisinin de bir arada bulunmadığı hallerde, şüpheli hakkında gözaltı kararı verilemeyecektir.


Gözaltı kararı verme yetkisi, Cumhuriyet Savcısına tanınmış olmakla birlikte, CMK 91/4. fıkrasında sayılan katalog suçlar ile sınırlı olmak kaydıyla; şiddet olaylarının yaygınlaşarak kamu düzeninin ciddi şekilde bozulmasına yol açabilecek toplumsal olaylar sırasında ve toplu olarak işlenen suçlarla ilgili olarak, mülki amirce belirlenecek kolluk amirleri tarafından da gözaltı kararı verilebilir.



Gözaltı tedbiri, niteliği itibariyle geçici bir tedbirdir. Bu sebeple gözaltı tedbiri için belirli bir süre öngörmüştür. Gözaltı süresine ilişkin genel kural, CMK 91/1. fıkrasında; “Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez. Yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için zorunlu süre on iki saatten fazla olamaz.” şeklinde düzenlenmiştir. 


CMK 91/3. fıkrası, toplu olarak işlenen suçlara ilişkin gözaltı süresine ilişkin özel düzenlemeye yer vermiştir. Söz konusu düzenlemede; “delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle; Cumhuriyet savcısı gözaltı süresinin, her defasında bir günü geçmemek üzere, üç gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak emir verebilir.” şeklindedir.


CMK 91/5. fıkrasına göre; “Yakalama işlemine, gözaltına alma ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı, yakalanan kişi, müdafi veya kanunî temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı, hemen serbest bırakılmayı sağlamak için sulh ceza hâkimine başvurabilir.” Sulh Ceza Hâkimi bu incelemeyi evrak üzerinde yaparak en geç yirmi dört saat içinde başvuruyu sonuçlandırılmalıdır.